‘’CENNETİ CEHENNEM, CEHENNEMİ CENNET GİBİ GÖSTERİYORLAR.’’
‘’HEP O GÖRÜNTÜLERLE HATIRLANDIM ‘’
‘’ DUYGULARIMIZI YOK SAYAMAYIZ.’’

| 01.11.1081 yılında Adana’da doğan Caner Toygar, ilkokulu İstanbul’da okudu. Ortaokuldan sonra ailesi ile beraber Almanya’ya yerleşti. Aklının her zaman Türkiye’de kaldığını söyleyen Toygar, 22 yaşında İstanbul’a geri döndü ve bir evlilik programı ile kendini tüm Türkiye’ye tanıtmış oldu. Başta şöhret basamaklarını hızla çıkarken, programın gidişatı aynı basamakları hızla inmesine neden oldu. Hayatı talihsizliklerle ve kayıplarla geçerken, Türkiye’de ayakta durabilmek adına çeşitli mesleklere atıldı. Bir dönem kabuğuna çekilerek sessizliğini korudu. 2018 yılı itibariyle de Esra Erol’da programında muhabirliğe başlayarak ekranlara geri döndü. |
TV sektörüne 2002 yılında bir evlilik programı ile giriş yapan Caner Toygar, yıllar içerisinde çeşitli sektörlerde karşımıza çıktı. 2018 yılı itibariyle Esra Erol’da programında muhabirliğe başlayan Toygar ile, muhabirliğe dair konuştuk.
> Muhabirlik eğitimi almamış olmanıza rağmen oldukça başarılısınız. Bu işe ilk nasıl başladınız ve eğitim almamış olmak ne tür zorluklara yol açtı?
Öncelikle teşekkür ederim. Esra Erol’da programında iç görevde çalışıyordum. Bir gün programda konusu geçen kayıp Azeri bir kızın Taksim’de görüldüğüne dair ihbar geldi. Ali Özbir beni aradı. Kameramanı alıp Taksim’de canlı yayın yapacağımı söyledi. Ben, ‘’’ canlı yayın… heyecanlanırım…’’ derken, Ali Özbir ‘’ sen yaparsın, biz sana güveniyoruz’’ dedi ve o gün bir saat canlı yayın yaptım. Kalbim yerinden çıkacak gibi hissettim. Tek zorluğu fazlasıyla heyecanlanıp, hata yapmaktan korkmam oldu diyebilirim.
> Görev esnasında soracağınız soruları önceden mi hazırlıyorsunuz yoksa doğaçlama mı gelişiyor?
Yayın sırasında mağdurun anlattıklarından yola çıkarak bir ön hazırlık oluyor tabi ki. Fakat konular üzerinden yayın esnasında kendiliğinden gelişen doğaçlama sorularda yöneltiyorum.
> Meslek hayatınızda (muhabirlik) yaşadığınız en zorlu an nedir?
Programda bir velayet konusu vardı. Velayeti annede olan bir çocuk babası tarafından kaçırılıyordu. Çocuğu kaçıran şahsın evine baskın düzenlendi. Bizde görev için ordaydık. Canlı yayına gireceğimiz esnada kaçıran şahıs ve ailesi tarafından taşlı, sopalı saldırıya uğradık.

> Görev yerine gitmeden önce nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?
Konu ile ilgili gerekli tüm istihbarat çalışmalarını yapıyoruz. En hızlı, en doğru ve sağlıklı şekilde görevimizi yerine getirebilmek için gerek görev öncesi gerek görev esnasında elimizden geleni yapıyoruz.
> Tv dünyasında 18 yıldır göz önünde bulunuyorsunuz. Medyanın alçaltıcı ve yükseltici gücüyle karşı karşıya geldiğiniz zamanlar oldu. Siz medyanın gücünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bunun ile ilgili sadece şunu söyleyebilirim. Cenneti cehennem, cehennemi ise cennet gibi gösteriyor.
> 2019 yılında, Yılın En İyileri ödül töreninde ‘’en iyi muhabir’’ ödülünü aldınız. Fakat Türkiye sizi bir evlilik programıyla tanımıştı. Geçmişe ve günümüze baktığınızda ‘’ keşke medya dünyasında mesleğim ve başarım ile tanınmış olsaydım’’ diyor musunuz?
Yıllar geçmesine rağmen birçok kişinin zihninde bardak kırma görüntülerimle hatırlanıyorum. ‘’ İyi şeyler unutulur, ölmez. Kötü şeyler unutulmaz ama ölür’’ diye bir söz vardır. Birçok insanın sinirli anında bu gibi eylemleri olmuştur. Ekranlar önünde olması çok farklı sonuçlara yol açtı maalesef ki. Çok farklı bir insan olarak tanıtıldım. Gençlik hatası diyebilirim ve tabi ki yaşanılanlar birer tecrübedir. Birçok şeyden hayatıma dair gerekli dersleri çıkardım ve şuan yalnızca işimle ilgileniyorum. Yıllar sonra başarımla anılmak, aldığım ödül beni çok gururlandırdı.

> Haber toplama aşamasında, kimi zaman psikolojik olarak etkilenebileceğiniz olaylarla karşılaşabiliyorsunuz. 2 yıl önce Ekim ayında meydana gelen İzmir depreminde, depremzedelerin durumlarını anlatırken ağlayan CNN Türk muhabiri Ceylan Sever oldukça tepki görmüştü. Siz muhabirlerin soğukkanlı olması gerektiği görüşünde misiniz yoksa bu tür duygusal anlarda duygularını yansıtabilirler mi?
Tabi ki zaman zaman mağdur bir anne veyahut babanın yaşadıklarına şahit olduğumda gözlerim doluyor, duygulanıyorum. Bu işte, soğukkanlılık profesyonelliği gösterir düşüncesi kabul görülmüş olsa dahi duygularımızın yok sayılamayacağı da bir gerçek.
> Canlı yayın esnasında nelere dikkat ediyorsunuz?
Canlı yayında görsel ve teknik açıdan aksaklık yaşanmaması çok önemli benim için. Tüm hazırlıkları ekip arkadaşlarımla birlikte titizlikle hazırlıyoruz ki yayın amacına ulaşsın, yayın esnasında kontrolümüz dışında bir durum meydana gelmesin. Geldiğinde ise kontrolü sağlayabilelim.
> Hayalinizdeki meslekle şuan yapmış olduğunuz meslek aynı mı? Muhabir olmasaydınız hangi alanda çalışıyor olmak isterdiniz?
Hayalim polis ya da savcı olmaktı. 10 yaşındayken Almanya’ya yerleştik. Orada yaşamaya adapte olamamıştım. Anneme sürekli Türkiye’ye dönüp okul hayatıma devam etmek istediğimi söylerdim. Eğer engel olmasaydı şimdi hayalimdeki mesleği yapıyor olurdum belki. Ama muhabirliği de çok sevdiğimi söyleyebilirim.
> Son olarak bu mesleği seçecek olan gençlere hangi tavsiyeleri verirsiniz?
Bu mesleği seçecek olan kardeşlerim cesur olun, pes etmeyin. Karşı tarafa her zaman güven veren bir üslupla yaklaşın. Soru sormaktan çekinmeyin ama doğru soruları sormayı bilin. Tecrübe edine edine öğreneceksiniz zaten. Bende eğitim almadığım için bu tavsiyeleri tecrübelerime dayanarak verebiliyorum.