| ATV Haber’de muhabirliğinin ardından Kanal 7’de sunuculuk görevini üstelenen Meryem Nas, 27 yaşında. Aslen Siirtli olmakla birlikte İstanbul Fatih’te doğmuş ve büyümüştür. Başarılı sunucu, Beykent Üniversitesi Televizyon Haberciliği ve Programcılığı bölümünden 2017 yılında mezun oldu. |
Her hafta sonu Kanal 7 ekranlarında Sabah programı ile izleyicilerin karşısına çıkan ve son gelişmeleri sunan Meryem Nas, kariyerinde önemli adımlar atmaya devam ediyor. Sunduğu haberler ile son zamanların gözde habercisi olan ve 2021 yılında, Yılın Haber Muhabiri ödülünü alan Meryem Nas ile röportaj gerçekleştirdik.
–Türkiye’de internet haberciliğinin bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İnternet haberciliği, geleneksel haberciliği öldürmeye hızla devam ediyor. Haberi araştırmadan, akla ilk geldiği gibi, tek tıkla sitelerine yükleyen haberciliği etik bulmuyorum. Gösterim temelli dijital reklamlarla geliri artırmak için hacmin, yani sayfa görüntülenme sayısının (PV) artması yeterli. İnternet yaygınlaştıkça kullanıcı sayısı arttığından, ortalama bir site bile dijital gelirini her yıl artırıyor. Ki büyük markalar için kat kat artışlar söz konusu. PV’yi artırmak, yani hacme oynamak için özellikle Türkiye’de zamanla dibe doğru bir yarış başladı. Yalan haberler, tık avcılığı için uygulanan aldatıcı taktikler ve kullanıcı deneyimi çok kötü olan foto galeriler gibi. Yine de bu habercilik, geleneksel haberciliğin önüne geçtiği gerçeğini elbette değiştirmiyor.
-2021 yılında, yılın haber muhabiri ödülünü aldınız ve birkaç ay içerisinde meslek hayatınızda yükseliş gösterdiniz. Şimdilerde ise ekranda sizi başarılı bir spiker olarak seyretmekteyiz. Siz başarınızı neye bağlıyorsunuz?
Lisedeyken kurduğum muhabirlik hayalim, Muhabir olduktan 6 yıl kadar sonda spikerlikle taçlandı. Aldığım ödüller beni hep gururlandırdı. Bu başarı önce çok istememe sonra da çok çalışmama bağlı. Habercilik çok yoğun bir iş ve ben hiç pes etmedim. Gecemi gündüzümü her anımı verdim. Tatillere bile çıkmadan geçirdiğim yaz ayları oldu. Bir gazeteci için habercilik bir meslekten öte yaşayış biçimi olmalı. Sanırım ben hayatımın merkezine koydum haberciliği.
-Haber toplama aşamasında kimi zaman psikolojik olarak etkilenebileceğiniz olaylarla karşılaşabiliyorsunuz. İzmir depreminde, depremzedelerin durumlarını anlatırken ağlayan CNN Türk muhabiri Ceylan Sever oldukça tepki görmüştü. Siz muhabirlerin soğukkanlı olması gerektiği görüşünde misiniz yoksa bu tür duygusal anlarda duygularını yansıtabilirler mi?
Muhabir her yerde. Muhabir sokakta, yangında, depremde, kazada… Muhabir oğlunu kaybeden babanın yanında bazen, bazen de kolunu bacağını kaybetmiş gencecik bir Çocuğun yanında. Herkesi dinliyor, herkese dokunuyoruz. Elbette bu tür olaylar bizi etkiliyor. Ben haber arasında kaç kez oturup ağladığımı biliyorum. Göz yaşlarımı silip habere devam etmişliğim var. Ya da deli gibi sinirlenip sonra sakinleşmeyi bekleyip devam etmişliğim var. Muhabir soğukkanlı olursa haberi daha iyi yansıtır, haberi yaşar ve duygusallığa çok fazla kapılır ve izleyiciye hissedilirse haberin konusundan daha çok muhabirin duyguları göz önünde olur. O yüzden bazen evet, soğukkanlı olmak gerek.
Ancak bazı haberler var ki muhabirin önce yaşaması sonra anlatması gerek. Duygu aslında bazen iyi bazen kötüdür.
-Bir muhabirde mutlaka olması gerek dediğiniz 3 özellik var mı?
Bir muhabirde olması gereken 3 özellik diye sorulunca belki beklenen cevap “ses tonu ve diksiyon, güzellik vs.) Ama hayır elbette. Bir muhabirde bir habercide olması gereken 3 özellik gördüğünden haber çıkarabilmek ve izleyiciye faydalı işler anlatabilmek, çok çalışmak ve çalışmaktan asla bıkmamak, menfaat uğruna değil maaş uğruna değil bu işte severek yol almak…
-8 yıldır sektörün içerisinde olan bir haberci olarak, yeni mezunlara bir öneri bırakır mısınız?
Bana mezunlardan çok soru geliyor. “Nasıl bir yol izlemeliyim? Nerede staj yapmalıyım? Bu mesleği yapmalı mıyım?” diye. Öncelikle ne olur genç kardeşlerimden ricam bu meslekten korkmasınlar. En başta çok zor gelebilir, yapamayacaklarını düşünebilirler ama zamanla görecekler ki zor değil ve çok değerli bir iş yapacaklar. Çok okusunlar, çok izlesinler. Telefonlara gömülüp saatlerce oturmasınlar, dışarı çıkıp her şeyi gözlemlesinler. Haberciliği insanlara faydalı olmak İçin seçsinler.